<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>seslendirme kursu - Dublaj - Seslendirme Kursu</title>
	<atom:link href="https://www.dublaj.com.tr/tag/seslendirme-kursu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.dublaj.com.tr</link>
	<description>Seslendirme Kursu ve Dublaj Hakkında Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Sep 2013 10:32:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.15</generator>
	<item>
		<title>Ustaların Gözüyle</title>
		<link>https://www.dublaj.com.tr/ustalarin-gozuyle-seslendirme</link>
					<comments>https://www.dublaj.com.tr/ustalarin-gozuyle-seslendirme#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 15:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Seslendirme - Dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dublaj.com.tr/?p=496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de son zamanlarda, gerek oyunculuğa, gerekse seslendirme ve dublaja artan ilginin sebeplerini ilk kez ustalar yorumluyor… Kendi dalında usta isimlerden Rüştü Asyalı, Altan Erkekli, Bülent Özveren, Sungun Babacan, Nuran Kutlubay ve Ali İpin sektörü ve sektördekileri değerlendirdi… İşte Ustaların Gözüyle Dublaj,  Oyunculuk ve Spikerlik-Sunuculuk mesleği. Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi mezunu olan Başkent İletişim Bilimleri Akademi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/ustalarin-gozuyle-seslendirme">Ustaların Gözüyle</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türkiye’de son zamanlarda, gerek oyunculuğa, gerekse seslendirme ve dublaja artan ilginin sebeplerini ilk kez ustalar yorumluyor… Kendi dalında usta isimlerden Rüştü Asyalı, Altan Erkekli, Bülent Özveren, Sungun Babacan, Nuran Kutlubay ve Ali İpin sektörü ve sektördekileri değerlendirdi…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Ustaların Gözüyle Dublaj,  <span id="more-496"></span>Oyunculuk ve Spikerlik-Sunuculuk mesleği.</p>
<p style="text-align: justify;">Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi mezunu olan Başkent İletişim Bilimleri Akademi yöneticisi Selin İnce, 1991 yılında kurdukları Akademinin kuruculuğunu Dilbilimci Levent İnce’nin yaptığını belirterek, ‘’Diksiyon, Spikerlik-Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk alanlarında eğitim veren okulumuzda Türkiye’nin en önemli isimleri hocalık yapıyor. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okuluz.’’dedi</p>
<p style="text-align: justify;">SELİN İNCE: ‘‘SUBAY &#8211; DOKTOR OYUNCULARIMIZ VAR!’’</p>
<p style="text-align: justify;">Başkent İletişim Bilimleri Akademisi öğrencilerinin çoğunun ciddi kurumlarda işe başladığını da belirten Selin İnce, ‘’Şu anda, NTV, CNN Türk, TRT, Kanal D, Show TV, Star TV, Fox TV gibi ulusal birçok televizyon kanalında, eğitim programlarımızı başarıyla tamamlamış, yüzlerce öğrencimiz spiker –sunucu ya da oyuncu olarak çalışmaktalar. Hatta şu anda oyunculuk eğitimimizi tamamlamış 3 öğrencimiz, Devlet Tiyatrolarında oyuncu olarak çalışmakta. Yine izlediğiniz birçok yabancı film, öğrencilerimiz tarafından seslendirilmekte. Her yaş grubundan öğrencilerimiz olmakla beraber, ağırlıklı olarak 18-30 yaş arası bu işi meslek olarak yapmak istiyor. Bu yaşlar bence de çok uygun yaş aralığı. İş yaşamına adım atmak isteyen gençler, eğlenceli ve kendilerinin de zevk alacağı meslek olarak görüyorlar bu meslekleri. Hatta bir yerde çalışırken, part-time olarak bile yapabilecekleri meslek grupları bunlar. Oyunculuk grubumuzda subay ve doktor öğrencilerimiz var. Bu öğrencilerimiz, bunu meslek olarak yapmak için değil, bireysel gelişimlerine katkıda bulunabilmek için programlara katılıyorlar. Şu anda birçok kesimden okulumuza gelenlerin ilgisi ağırlıklı olarak Diksiyon Bölümüne olmakla birlikte Spikerlik-Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk bölümlerine.</p>
<p style="text-align: justify;">Okulumuza üst düzey bürokrattan, genel müdürlere, doktorlardan, avukatlara, öğretmenlerden, öğrencilere bugüne kadar binlerce öğrencimiz oldu. Hatta, şu anda televizyon kanallarında Spiker &#8211; Sunucu ya da oyuncu olan öğrencilerimiz, telaffuzundan emin olamadıkları sözcüklerle ilgili hocalarımızı arayıp, görüş alıyorlar. Ayrıca yayın imajında değişiklik yapacak olan televizyon kanalları 10-15 yıllık spikerleri için bizden, istedikleri imaja uygun özel eğitimler almaktalar.’’dedi</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim kadrosunda, Rüştü ASYALI, Altan ERKEKLİ, Levent İNCE, Bülent ÖZVEREN, Özlem ERSÖNMEZ, Sungun BABACAN, Sezai AYDIN, Cevdet ARICILAR, Ali İPİN, Nuran KUTLUBAY, Müge ORUÇKAPTAN, Elçin TEMEL, Haluk CÖMERT, Uğur DEMİRPEHLİVAN gibi tamamı Devlet Tiyatroları Sanatçıları, TRT Spikerleri, Dilbilimci ve Seslendirme Sanatçılarından oluşmakta olan Başkent İletişim Bilimleri Akademisi hocaları oyunculuktan seslendirmeye, spikerlikten sunuculuğa her konu ile ilgili ilk kez konuştular…</p>
<p style="text-align: justify;">RÜŞTÜ ASYALI, ‘’İYİ OYUNCU KENDİNİ SESLENDİRMELİ’’</p>
<p style="text-align: justify;">Sektörün duayenlerinden, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi&#8217;nin hocalarından olan Rüştü Asyalı ilk kez sektör ile ilgili düşüncelerini belirtti. Asyalı, “Bizim mesleğin okullarından yetişmiş, usta-çırak disiplininden geçmiş genç ve yetenekli oyuncularımız var, ama yoldan geçerken, ahbap-çavuş ilişkisi sonucu türeyen “taslak oyuncular” da var. Her meslekte olması gerektiği gibi, bizim oyunculuk mesleğinde de yoluna baş koymak, emek ve zaman harcamak gibi olmazsa olmaz çabalar gereklidir. Emeksiz, çabasız hiçbir konuda mesleki donanıma kavuşulamaz; elbette, tiyatro, sinema oyunculuğunda da bu kural geçerli! Türkiye’de sinema çalışmalarının ilk yıllarında, şimdiki İstanbul Şehir Tiyatroları’nın oyuncuları filmlerde de oynamışlar, dolayısıyla sesli çekilen filmlerde konuştukları gibi, sessiz çekilen filmlerin seslendirmelerinde de kendilerini konuşturmuşlar. Ayrıca,  ilk yılların tiyatrocu ekipleri,  yurt dışından gelen yabancı filmlerin oyuncularını da Türkçe konuşturmuşlar. Gelgelelim, daha sonraki yıllarda gelişi güzel oluşan özensiz ve disiplinden uzak sinemacı ekipleri, kendi kafalarına ve keyiflerine göre oyuncular yaratmış; bu oyuncuları, seslendirmeci tiyatroculara konuşturtarak; filmi kurtarma yoluna gitmişler. Nedeni de şu!  Sinema filminde sözüm ona oynattıkları kişiler, kendilerini ya da başkasını konuşacak bilgi ve beceriye sahip değillermiş! Durum böyle olunca, yıllarca şu çelişkiyi yaşattılar bize! Perdede gördüğüm oyuncudan mı etkileneceğim, yoksa sesini dinlediğim oyuncudan mı? Bu çelişki, seyirci olarak beni yapılan işe yabancılaştırmış, bu yarım yamalak yapımlardan soğutmuştur. Sonuç olarak, oyuncu dediğin, elbette kendi sesiyle oynamalı. Tersi, akla da mantığa da, işin kurallarına da terstir!” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">ASYALI, ‘’TÜRKÇEMİZ ELDEN GİTMEKTEDİR’’</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Tiyatroları Başrejisörü ve Seslendirme Sanatçısı Rüştü Asyalı, “Seslendirmesi yapılmış bir filmi dinlerken kulağıma gelen, bu işle uzaktan,yakından ilgisi,ilişkisi olmayan kişi ya da kişilerin ağzından çıkan itici ve acınası konuşmalar, beni, izlediğim filmden koparır. Sanmayın ki, seslendirme denemeyecek o konuşmaları yapan kişilere kızarım. Hayır!… Benim kızdığım ve kızacağım; sinema seyircilerine her zaman şikayet edeceğim kişiler, bu kendini ve haddini bilmez konuşmacılar değil, onlara filmlerde konuşma olanağı sağlayan seslendirme yönetmenleri ve film yapımcılarıdır. Bu gibi kişiler, sinema sanatına saygısı olmayan, ucuzcu, kolaycı, fırsatçılardır! Zaten, seyirci de bunlara göz yummakta ve “dur” dememektedir. Yani alan razı, satan razıdır; en önemli çelişki de budur! En korkuncu da böyle-böyle, güzelim Türkçemiz elden gitmektedir. Bu yüzden son yıllarda karamsarlığa düştüğüm oldu, oluyor; ama hiç umutsuzluğa düşmedim!’’şeklinde konuştu</p>
<p style="text-align: justify;">ALTAN ERKEKLİ, ‘’İYİ OYUNCU İYİ İNSAN OLMALIDIR’’</p>
<p style="text-align: justify;">Başkent İletişim Bilimleri Akademisi hocalarından olan usta oyuncu Altan Erkekli de oyuncu meslektaşları ile ilgili şunları söyledi, ‘’İyi bir oyuncu olmak için öncelikle iyi insan olmak gerekiyor. Kendisiyle barışık olması gerekiyor insanın. Hayata karşı dört elle sarılmış bir insan olması gerekiyor. Gözlem yapması gerekiyor. Okuması, izlemesi gerekiyor. Yaşadığı ana tanıklık etmesi gerekiyor. Eğer, siz Afrika’da ağlayan bir annenin acısını, Rus steplerindeki bir zavallı hayvanın, yaralanmış bir hayvanın gözündeki yaşı, bir Kızılderilinin acısını hissedemezseniz, Türkiye’nin şu anda, 2009 yılında, aynı dünyanın her tarafındaki insanın duygusunu yüreğinizde hissedemezseniz; iyi bir insan, iyi bir oyuncu olma şansınız yok. İyi oyunculuk iyi insan olmaktan, evrensel duygu ve düşünceleri kendi içinizde bir demet haline getirmekten ibarettir. Birbirimizi görmeden iletişim kurmaya başlıyoruz. Chetleşme dedikleri olay, işte sanal alışverişler! Ama gidip bir domatesi pazarda, elleyip, domatesin kırmızılığını görüp, seçip, kokusunu hissedip öyle domatesi almak başka bir keyif verir. Hayatın devamlılığını verir. Burada arkadaşlarımız, 2,5-3 aylık süreç içince tiyatronun nasıl engin bir sanat dalı olduğunu öğreniyorlar. Yani, deneyimlerimizi aktarıyoruz biz arkadaşlarımıza. Yaşadıklarımızı aktarıyoruz.  O yaşamdan onlar da süzgeçlerinden bir şey çekiyorlar. Altan abi’nin şu anlattıklarıyla, ben hayatın başka bir yolundan girebilirim. Oyuncu ve oyuncu adaylarının bunları göz önüne almaları gerekiyor. Yoksa çok kolay ya da çok hafife alınacak bir meslek değildir oyunculuk!” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">NURAN KUTLUBAY, ‘’ BİRÇOK SPİKERDE DİKSİYON HATASI VAR’’</p>
<p style="text-align: justify;">Yıllardır TRT spikerliği yapan şu anda Başkent İletişim Bilimleri Akademisi hocalarından  Nuran Kutlubay, spikerlerin canlı yayınlarda ne yapacaklarını şaşırdıklarını belirterek, “ Birçoğunda aslında diksiyon hataları görüyorum. Ayrıca, aktarım ve ifade bozuklukları görüyorum. Özellikle, canlı yayınlarda yapılan röportajlarda, konuklu söyleşilerde doğru soruların sorulamadığını görüyorum. “Türkiye’de Allah habercileri sever” gibi, bir söz kullanacağım. Çünkü çok haber var ve biz bunları 2 gün geçmeden unutuyoruz adeta. “Hangi haber başa çıkacak? Hangi haber manşete gelecek?” Uzmanı getirecek, konuğu getirecek, onunla konuşacak. Spikerlerin okuduğu haberi en iyi şekilde aktarması gerekiyor ve o konuya ilişkin en iyi röportajı yapabilme yeteneğine sahip olması gerekiyor.” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ustalardan Bülent Özveren ise meslektaşları ve meslektaş adayları ile ilgili şunları söyledi ‘‘Şöyle demekte yarar var sanıyorum, yeni meslektaşlarımızın amacı ne olursa olsun bir şeyi garantiye alıyor buradan, mezun olduğu anda artık Türkçeyi doğru ve düzgün konuşmaya başlıyor. Medyaya girebilir, bir radyo &#8211; televizyona girebilir ya da girmeyebilir, ama yarın çocuklarına doğru ve düzgün Türkçe öğretecek. En büyük avantaj bu bence. Bu işi yapacak olanların eğitim alıp mesleklerini icra etmeleri&#8230; Eğitim almadan yapanların sayısı her geçen gün artsa da mutlaka bu gibi eğitim okullarından yapacakları işin eğitimini almaları gerekiyor&#8230; Tabii, kim spiker olabilecek, ben derslerimde bunu anlatıyorum. En iyi, en farklı olan kazanacak. Yani, bir dönem diyelim 15 arkadaş eğitim alıyor. Bunun 15’i de başarılı oluyorlar. Sonra bir TV kanalı spiker istiyor. 15’i birden başvuruyor. İçlerinden muhtemelen biri alınacak. O kim olacak? En başarılı olan… En iyi olan, en farklı olan… Onu anlatıyorum ben gençlere. Fark yaratmaları gerekiyor. Burada aldıkları eğitim, doğru bir eğitim. Benden de, diğer hocalardan da. Ama kendi kendilerine üzerine katmaları gerekiyor. Kültürlerini alıştırıp, geliştirmeliler. Ben bir habere gitsem bu haberi nasıl verirdim, diye düşünmeleri gerekiyor. Hayali şeyler de yapmalılar ki, yarın böyle şans ortaya çıktığı zaman, ben hazırım, ben bunu yaparım demeliler.’’dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Oyunculukta usta isimler arasında yer alan Ali İpin ise mesleği ile ilgili şunları söyledi: “Oyunculuk yapmak isteyenler ve yapanlar sadece ve sadece söz söylemekle oyunculuk yapılmayacağını bilmeliler. Tabii ki bütün bedeniyle, gözüyle, kaşıyla, kulaklarıyla, burnuyla, ağzıyla, parmaklarıyla, göbeğiyle. Bilmiyorum daha öncesinde dikkatini çekti mi? Gülmek ve ağlamakta insanın yüzünün aldığı şekil aynı. Oyuncu olarak düşündüğünüzde, gülmek de zordur, ağlamak da. Ama çalışa çalışa, senelerini vere vere, öğrene öğrene bu işlerin üstesinden gelebiliyorsunuz. Oyunculuk bir veya iki kare rol alarak olmaz. Her zaman meslektaşlarımızın kendisini geliştirmesi ve en iyi sonuca nasıl ulaşabilirim diye çabalamaları gerekiyor.’’dedi</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyanın önde gelen oyuncuları seslendiren SUNGUN BABACAN ise meslektaşları ve sektör ile ilgili ilk kez açıklamalar da bulundu,’’ İyi bir seslendirme kendini vererek olur. Yani, zaten belli bir donanımın olması gerekir. Ondan sonra filmin içine gideceksin. Konuştuğun adam olacaksın, kendini o sanıp o olacaksın. Bence yapılan en büyük hata, teklememeye çalışmak. Aman teklemedim demek. Halbuki istediğiniz kadar tekleme özgürlüğüne sahipsiniz. Önemli olan ekrana çıkan iştir. Aman şu repliği bir atlatayım kazasız belasız. Benden gitsin de nereye giderse gitsin, dediğiniz zaman olmaz. Replik bana geldi, şimdi göstereyim demek gerekir. Öncelikle düzgün Türkçe konuşmayı, daha sonra seslendirmede dikkat etmeleri gereken şeyler. Seslendirmenin incelikleri… Ayrıca, stüdyo uygulamalarıyla pratik yapmaları gerekiyor bu işi yapanların ve yapacakların. Ben 4.mızrakçıyla başlamıştım. Uzun yıllar 4.mızrakçıyı, ondan sonra 3,2,1, sonra prensleri konuşmaya başladım. Seslendirme ile iyi-kötü geçiniyoruz. (Gülerek) Mesela, ben sadece seslendirme yapıyorum. Eskiden seslendirme yönetmenliği yaptım, tiyatro deneyimim var. Uzun yıllar çevirmenlik yaptım. Ama, şimdi sadece kendimi, seslendirmeye kanalize ettim. Bu işe yeni girecek olanlar, kendilerini farklı alanlarda da geliştirmeliler. Seslendirme dediğin zaman, sadece film seslendirmesi yok. Yerli seslendirmesi olabilir, yabancı film seslendirmesi olabilir, belgesel olabilir, reklam seslendirmesi olabilir, tanıtımlar olabilir. Çizgi film olabilir.</p><p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/ustalarin-gozuyle-seslendirme">Ustaların Gözüyle</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dublaj.com.tr/ustalarin-gozuyle-seslendirme/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soluğun Dizginlenmesi</title>
		<link>https://www.dublaj.com.tr/diyafram-kullanimi</link>
					<comments>https://www.dublaj.com.tr/diyafram-kullanimi#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 09:39:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme kursu]]></category>
		<category><![CDATA[diyafram]]></category>
		<category><![CDATA[dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dublaj.com.tr/?p=1</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seslendirme yapmak isteyenin sesinin çok güzel olması şart değildir. Ancak, soluğunu, sesini ve diksiyonunu mükemmel kullanması zorunludur. Diksiyonun temelinde, soluğun doğru kullanımı, bir başka deyişle soluğun dizginlenmesi bulunmaktadır. Soluğun dizginlenmesi, tam zamanında yeterli ölçüde soluğun alınması ve alınan bu soluğun sesletimde (okuma ya da konuşma) azar azar verilmesidir. Soluk sakin, derin, düzenli, çabuk ve gürültüsüz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/diyafram-kullanimi">Soluğun Dizginlenmesi</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Seslendirme yapmak isteyenin sesinin çok güzel olması şart değildir. Ancak, soluğunu, sesini ve diksiyonunu mükemmel kullanması zorunludur. Diksiyonun temelinde, soluğun doğru kullanımı, bir başka deyişle soluğun dizginlenmesi bulunmaktadır. Soluğun dizginlenmesi, tam zamanında yeterli ölçüde soluğun alınması ve alınan bu soluğun sesletimde (okuma ya da konuşma) azar azar verilmesidir. Soluk sakin, derin, düzenli, çabuk ve gürültüsüz alınmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1"></span>Soluk alırken dikkat edilmesi gereken 2 kural vardır. Bunlardan ilki, omuzlar ve göğsün üst kısmının hareket etmemesi; diğeriyse, karın kaslarıyla karnı dışa doğru biraz iterek alçalan ve genişleyen diyafram kasına yeterli boşluğun sağlanmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmayı gerçekleştiren organların yapısı, nitelikleri ve işleyişi Fizyolojik Sesbilim adı altında incelenmektedir. Konuşma işlemi, çeşitli organlarımızın ortaklaşa işleyişiyle gerçekleşir. İnsan dilinin sesleri, akciğerlerden gelen soluğun gırtlakta tını oluşturması, bu tınının ağız ve burun boşluğunda şidetlenmesi ve ağız içinde bulunan konuşma organlarının farklı biçimleriyle birbirinden farklı seslerin oluşumuyla gerçekleşmektedir. Bu seslerin birleşimiyle de seslemler ve sözcükler oluşur. Görüldüğü gibi, konuşmamızın temelinden solunum aygıtımız bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Solunum aygıtının asıl görevi, vücuda oksijen sağlamak, içerdeki karbondioksit ve su buharını dışarıya atarak yaşamayı sürdürmektedir. Ana organı akciğerlerdir. Akciğerler karın ve göğüs boşluğunu ayıran diyaframın üstündedir. Her iki yandaki kollarıyla soluk borusuna bağlanırlar. Bronş denen anakollar akciğerler içinde birçok kola ayrılırlar. Gittikçe çoğalıp küçülen bu dallara bronşçuk denir. Uçlarında hava kesecikleri vardır. Alınan havayla hava kesecikleri dolar ve akciğerlerin oylumu büyür. Verilen havayla boşalıp küçülür. Soluk alırken göğüs kasları, verirken karın kasları ve diyafram hareketlenir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar konunun başına dönecek olursak, fizyolojik olarak konuşmamızı akciğerlerden gelen soluğun gırtlakta ses oluşumu ve bu oluşan sesin de ağız içindeki organlarda anlamlı seslere dönüşümüyle gerçekleştiririz. Akciğerlerin alt kısmı, üst kısma oranla 3 kat daha geniş hacme sahip olduğundan ve konuşma sırasında soluğun azar azar verilmesine olanak sağlayan en önemli kasın diyafram kası olmasından dolayı soluğu akciğerlerin alt kısmından almalıyız. Bunun için de soluk alırken dikkat edilmesi gereken 2 kural bulunmaktadır. İlki omuzların yükselmemesidir ki, omuzların yükselmesi soluğu akciğerlerin üst kısmından aldığımız anlamına gelmektedir. İkincisiyse, soluk alma sırasında karın kaslarıyla karnın dışa doğru biraz itilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">BU KONUYLA İLGİLİ BAZI EĞİTMENLERİN VE İNTERNETTEKİ BAZI YAZILARIN; “SOLUĞU AKCİĞERLERE DEĞİL DİYAFRAMA ALMANIZ GEREKİR” GİBİ İÇERİKLER AKTARDIKLARI GÖZLENMİŞTİR. TAMAMIYLA YANLIŞ VE BİLİMDEN UZAK BİLGİLER OLUP, BU YORUMLARI UYGULAMANIZ DURUMUNDA SOLUK ALMAYI YANLIŞ EDİNMİŞ OLABİLİRSİNİZ.</p>
<p style="text-align: justify;">KONUYLA İLGİLİ BİR BAŞKA ÖNEMLİ KONUYSA, DİYAFRAM KASINIZI KULLANMA KONUSUNDA DENEYİMLİ VE UZMAN BİR EĞİTMENDEN DESTEK ALMANIZI ÖNERİRİZ. YANLIŞ YAPACAĞINIZ UYGULAMALAR AYNI ŞEKİLDE YANLIŞ EDİNİMİNİZE NEDEN OLABİLİR.</p>
<p style="text-align: justify;">Soluğu alırken, dikkat etmeniz gereken 5 nitelik bulunmaktadır: 1. Sakin, 2. Derin, 3. Düzenli, 4. Çabuk ve 5.Gürültüsüz soluk alınmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle 4. ve 5. nitelikler toplumumuz tarafından yaygın yapılan yanlışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Seslendirme yapanların ve mikrofon karşısında heyecanlananların da öncelikle doğru soluk almayı bilmesi ve diksiyon kurallarına uyması gerekir.</p><p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/diyafram-kullanimi">Soluğun Dizginlenmesi</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dublaj.com.tr/diyafram-kullanimi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sungun Babacan Röportajı</title>
		<link>https://www.dublaj.com.tr/sungun-babacan-roportaji</link>
					<comments>https://www.dublaj.com.tr/sungun-babacan-roportaji#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 17:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seslendirme - Dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme kursu]]></category>
		<category><![CDATA[dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe dublaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dublaj.com.tr/?p=400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seslendirme Sanatçısı Sungun BABACAN, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi'nde verdiği eğitimi, seslendirme ve kendisiyle ilgili merak edilenleri TRT-2'de yayınlanan Gençlik Halleri adlı programa yanıtladı.</p>
<p>Sungun Babacan Kimdir?<br />
Hacettepe Üniversitesi, İşletme Fakültesi'ni bitiren Sungun Babacan, meslek yaşamına TRT'de seslendirme yaparak başladı</p>
<p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/sungun-babacan-roportaji">Sungun Babacan Röportajı</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Tom Hanks, John Travolta, Brad Pitt, Tom Cruise, Alec Baldwin, Jean-Claude Van Damme, Nicolas Cage, Sean Penn,  Andy Garcia, Bruce Willis, Kevin Costner, Mel Gibson gibi aktörleri seslendiren Seslendirme Sanatçısı Sungun BABACAN, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi&#8217;nde verdiği seslendirme eğitimi ve dublajla ilgili <span id="more-400"></span>merak edilen tüm soruları detaylarıyla TRT-2&#8217;de yayınlanan Gençlik Halleri adlı programa yanıtladı.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><object width="572" height="386" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5711077&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" /><embed width="572" height="386" type="application/x-shockwave-flash" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5711077&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object></p>
<p>Sungun Babacan Kimdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Hacettepe Üniversitesi, İşletme Fakültesi&#8217;ni bitiren Sungun Babacan, meslek yaşamına TRT&#8217;de seslendirme yaparak başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">1980&#8217;li yılların ortalarında TRT&#8217;de Cumartesiden Cumartesiye adlı programın sunuculuğunu yaptı. Bir çok sinema filmi ve dizide ünlü sanatçıların seslendirmesini yapan Babacan,uzun yıllar çeviri ve sesledirme yönetmenliği yapmıştır. Sanatçı iki büyük kuruluşun kurumsal sesi olmasının yanısıra halen televizyon filmleri ve çoğunlukla reklam seslendirmesi yapmaktadır. Ayrıca, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi&#8217;nde, seslendirme eğitimi vermektedir.</p><p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/sungun-babacan-roportaji">Sungun Babacan Röportajı</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dublaj.com.tr/sungun-babacan-roportaji/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>32</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dublaj Aşamaları</title>
		<link>https://www.dublaj.com.tr/dublaj-asamalari</link>
					<comments>https://www.dublaj.com.tr/dublaj-asamalari#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:22:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seslendirme - Dublaj Sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[dublaj programı]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dublaj.com.tr/?p=330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yönetmen, stüdyolardan sorumlu birimle görüşür. Stüdyoların uygunluğuna göre, kayıt yapacağı günü ve saati saptar.</p>
<p>Artık sıra, sanatçılara haber vermeye gelmiştir. Asistanlar tarafından sanatçılar tek tek aranarak, rol önerisinde bulunur. Bu görüşmelerin ardından, kast kesinlik kazanır. Çeviri metni, sanatçılara dağıtılmak üzere fotokopiyle çoğaltılır, bir sureti ön denetime gönderilir. Denetçilerin “Yayınlanır” onayından sonra, kayıt saati beklenir. Zamanı gelince de stüdyoya girilir, kulaklıklar takılır, mikrofonlar ayarlanır ve yönetmenin “kayıt” komutuyla, filmin seslendirilmesine başlanır.</p>
<p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/dublaj-asamalari">Dublaj Aşamaları</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bir filmin yurt dışından ithalinden Türkçe seslendirilmiş olarak izleyiciye sunulmasına kadar olan süreçte neler yapılır? Bir başka deyişle, yemek pişirilip sofraya getirilmeden önce hangi aşamalardan geçer? Bu, pek fazla bilinen bir konu değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda bir ekol olarak kabul edilen ve Türkiye’nin en değerli seslendirme sanatçılarının yetiştiği TRT Ankara Televizyonu’ndaki uygulama şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-330"></span>Kurumun satın aldığı bir filmi, önce Seslendirme Müdürü izler ve müdürlüğüne bağlı yönetmenlerden birini, o filmin seslendirilmesiyle görevlendirir. Kuşkusuz TRT bünyesinde görev yapan yönetmenlerden her biri titizlikle seçilmiş, kendi konularında uzman ve her türlü filmi rahatlıkla seslendirebilecek nitelikte kişilerdir. Ancak, doğal olarak onların arasında da, savaş filmlerinde, duygusal filmlerde, kovboy filmlerinde daha rahat ve istekli çalışanlar olabilir. Aynı şekilde, kalabalık kadrolu dev yapımların seslendirmesini yönetecek yönetmenin de, bu alanda kendini kanıtlamış, deneyimli biri olması beklenir. İşin özelliği nedeniyle, Seslendirme Şube Müdürü de, genellikler yönetmenlikten yetişmiş ya da yıllarını bu uğurda geçirmiş uzman biridir. Filmi izleyen Seslendirme Müdürü’nün yönetmen seçimi ile ilk adım atılmış olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen, filmin her şeyidir. Filmin seslendirilişi ile ilgili her türlü fatura ona çıkarılır. Yönetmen, filmin başarısına ya da başarısızlığına imzasını atan kişidir. Bu nedenle yönetmen, stüdyo aşamasına gelmeden bir ön çalışma başlatır; filmi izleyerek hangi rolü kimin konuşacağına karar verir. İşte o filmin ruhu, bu çalışmada gizlidir. Yönetmenin yaptığı bu çalışmaya kast çıkarma(casting), ya da rol dağıtımı (distrübisyon) adı verilir. Yönetmen ayrıca, her rolün (özellikle belli başlı rollerin) yedek kastını da hazırlar. Çünkü filmde önemli rollerden birini konuşmasını istediği sanatçı, kayıt günü uygun durumda olmayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka kentte, aniden rahatsızlanmış, turnede, çekimde olabilir. Durum böyle olduğunda, o sanatçı ayrıca stüdyoya uygun olduğu günde davet edilerek kanal çalışması yapılabilir. Ancak, sürenin yetersiz olduğu durumlar söz konusu olduğunda, yönetmen, konuşturacağı sanatçının yerine de onun ses rengine yakın birini düşünmek zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada filmin orijinal diyalog metni, çevirmene verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunlar olurken, teknik ekip de, filmin prova enter ve dublaj olmak üzere üç kopyasını çıkarır. Prova bandı, adından da anlaşılacağı gibi, sanatçıların prova yapması, filmi izlemesi, kimi nasıl konuşacağını görebilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Enter bandından ise, filmde konuşmalar dışındaki bütün sesler(otomobil gürültüleri, ayak sesleri kuş cıvıltıları gibi (efektler) vardır. Dublaj bandı, filmin seslendirilmesi aşamasında, stüdyodaki seslerin kaydedildiği banttır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen, stüdyolardan sorumlu birimle görüşür. Stüdyoların uygunluğuna göre, kayıt yapacağı günü ve saati saptar.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık sıra, sanatçılara haber vermeye gelmiştir. Asistanlar tarafından sanatçılar tek tek aranarak, rol önerisinde bulunur. Bu görüşmelerin ardından, kast kesinlik kazanır. Çeviri metni, sanatçılara dağıtılmak üzere fotokopiyle çoğaltılır, bir sureti ön denetime gönderilir. Denetçilerin “Yayınlanır” onayından sonra, kayıt saati beklenir. Zamanı gelince de stüdyoya girilir, kulaklıklar takılır, mikrofonlar ayarlanır ve yönetmenin “kayıt” komutuyla, filmin seslendirilmesine başlanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şahin AKSOY’un “Seslendirme Sanatı” adlı kitabından alınmıştır.</p><p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/dublaj-asamalari">Dublaj Aşamaları</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dublaj.com.tr/dublaj-asamalari/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mikrofonla İlgili Bilgiler</title>
		<link>https://www.dublaj.com.tr/mikrofonla-ilgili-onemli-bilgiler</link>
					<comments>https://www.dublaj.com.tr/mikrofonla-ilgili-onemli-bilgiler#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2009 10:49:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seslendirme - Dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[Seslendirme - Dublaj Sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[Seslendirme - Dublaj Tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme]]></category>
		<category><![CDATA[seslendirme kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dublaj.com.tr/?p=11</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmet Şahin AKSOY, “Seslendirme Sanatı” adlı kitabında, seslendirme yaparken mikrofon kullanımıyla ilgili önemli bilgileri şöyle sıralamıştır: “1- Kayıt sırasında boyunuza uygun mikrofondan konuşmaya çalışın. 2- Elinizdeki tekste bakarak kimlerle konuştuğunuzu saptayın ve onlarla aynı mikrofonda olmamaya çalışın. 3- Mümkünse, başrol konuşan sanatçının yanından konuşmayın. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi, o mikrofonun ses seviyesi, o sanatçının [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/mikrofonla-ilgili-onemli-bilgiler">Mikrofonla İlgili Bilgiler</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ahmet Şahin AKSOY, “Seslendirme Sanatı” adlı kitabında, seslendirme yaparken mikrofon kullanımıyla ilgili önemli bilgileri şöyle sıralamıştır:</p>
<p style="text-align: justify;">“1- Kayıt sırasında boyunuza uygun mikrofondan konuşmaya çalışın.</p>
<p style="text-align: justify;">2- Elinizdeki tekste bakarak kimlerle konuştuğunuzu saptayın ve onlarla aynı mikrofonda olmamaya çalışın.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-11"></span>3- Mümkünse, başrol konuşan sanatçının yanından konuşmayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun iki nedeni vardır:</p>
<p style="text-align: justify;">Birincisi, o mikrofonun ses seviyesi, o sanatçının volümüne göre ayarlanmıştır; size uymayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi, filmin lokomotifi durumundaki bir sanatçının, sadece saatlerce süren bir kayıtta en çok yorulan kişilerden biri olduğunu düşününce, onu rahatsız etmek istemeyeceğiniz için.</p>
<p style="text-align: justify;">4- Bazı sanatçılar –özellikle tiyatro kökenli olanlar- mikrofon karşısında volümlü (yüksek sesle) konuşurlar. Sesinizin volümü uygun değilse ya da tarzınız farklıysa, sesinizin düşük kalmaması için, onların yanından konuşmamanız daha uygun olur.</p>
<p style="text-align: justify;">5- Kulaklığı taktığınızda, iki kulağınızı birden kapatmayın. Bunun iki yararı vardır:</p>
<p style="text-align: justify;">a) İki kulağınız kapalıyken, kulaklığın sesi çok açıksa, kelimelinin tam anlamıyla ağzınızdan çıkanı kulağınız duymaz. Yani o anda normal mi konuşuyorsunuz, bağırıyor musunuz, bilemezsiniz. Kuaförde saç kurutma makinesinin altına giren bayanların, normal konuştuklarını zannederek, yanındakilerle bile bağırarak konuşmasının nedeni budur.</p>
<p style="text-align: justify;">b) Bir kulağınız açıkta olursa, birlikte konuştuğunuz sanatçı arkadaşlarınızın konuşmalarını da takip edebilirsiniz. Böylece hem rolün gerektirdiği duygu alışverişini sağlarsınız, hem de onun tekst üzerinde yaptığı anlık bir değişikliği değerlendirip, ona göre konuşursunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım:</p>
<p style="text-align: justify;">Diyelim ki elinizdeki yazılı metinde şöyle bir diyalog var:</p>
<p style="text-align: justify;">ARTHUR: Klerıns’ın evlilik hazırlığı içinde olduğunu duydum.</p>
<p style="text-align: justify;">MARIE: Vazgeçti.</p>
<p style="text-align: justify;">ARTHUR: Neden?</p>
<p style="text-align: justify;">MARIE: Adam ayyaşın biriymiş.</p>
<p style="text-align: justify;">ARTHUR: Ayyaşın biri miymiş? Yazık… Buna üzüldüm.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu örnekte sizin Arthur’u, arkadaşınızın da Marie rolünü konuştuğunu varsayalım. Arkadaşınız, denetimden geçtiği halde “ayyaş” sözcüğünü ağır ya da sevimsiz bulduğu için, “sarhoş” sözcüğü ile değiştirmiş olabilir. “Ayyaş” sözcüğü denetime takılmış ve bu değişiklik size bildirilmemiş, bildirildiği halde düzeltmeyi unutmuş da olabilirsiniz. İki kulağınız da kapalıysa, bunu duyamaz ve anında düzeltme yapamazsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">O zaman konuşma şu şekli alır:</p>
<p style="text-align: justify;">MARIE: Adam sarhoşun biriymiş.</p>
<p style="text-align: justify;">ARTHUR: Ayyaşın biri miymiş? Yazık… Buna üzüldüm.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu aksaklığı fark eden yönetmen kaydı durdurmak zorunda kalır ve boşuna zaman kaybedilmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify;">6- Kulaklığın açık olan tarafının mikrofondan uzak olmasına dikkat edin.</p>
<p style="text-align: justify;">Mikrofona sol tarafınızla yaklaştığınızda, kulaklık sağ kulağınızın arkasında olmalıdır. Kuşkusuz sağ tarafınızla yaklaştığınızda da bunun tersi geçerlidir. Böyle yapılmazsa, kulaklıktan gelen ses kayda girer ve kaydı bozar. Yani Türkçe’nin yanı sıra, konuştuğunuz oyuncunun orijinal sesi de, ses alma aygıtı tarafından kaydedilir. Bu, istenmeyen bir durumdur. Fark edilmesi halinde, ses teknisyeninin hatırlatmasıyla, yönetmen uyarır ve bu duruma neden olan unsurun düzeltilmesini ister.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir durumda yönetmen, sanatçılarla iletişimini sağlayan düğmeye basar. Yönetmen parmağını basılı tuttuğu sürece, stüdyodaki sanatçılar filmin sesini değil, yalnızca yönetmenin söyleyeceklerini duyarlar.<br />
Yönetmen: “Optik giriyor arkadaşlar,” der.</p>
<p style="text-align: justify;">Optik, sözcük anlamı olarak “ışık bilgisi” demek olduğu halde, seslendirme sanatında “ses” i ifade eder. Bu ses, filmin orijinal sesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu uyarıyı alan sanatçılar, kulaklıklarını kontrol ederler, kullanılmadığı halde açık unutulmuş bir kulaklık varsa kapatırlar. Bütün bu önlemlere karşın ses girişi önlenemezse, o zaman da, sesin genel seviyesi düşürülür ve kayda o şekilde devam edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Otomobil kullanan bir insanın aynı anda yaptığı şeyleri düşününü: Sürücü, aracıyla yolsa giderken, gözleri yoldadır. İleride viraj var mı? Önünde giden aracın hızı nasıldır? Bir taraftan bunları kontrol ederken, diğer taraftan da yol kenarındaki işaret levhalarının, binaları, insanları görebilir. Arada bir gösterge panosuna bakarak, hızını, benzin durumunu, motor devrini izleyebilir. Bu arada yanında oturan yolcuyla konuşabilir ve radyo dinleyebilir. Yeri geldikçe de vites değiştirir. Bütün bu saydıklarımı aynı anda yapabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, deneyimle kazanılan otomatik hareketlerdir. Örneğin, yanındakiyle konuşurken vites değiştirmesi gerekince, “şimdi debriyaj pedalına basıp vitesi boşa alacağım, sonra da vitesi değiştirip, ayağımı debriyaj pedalından kaldırıp, gaza basacağım.” Diye düşünmez. Benzer şekilde, kendi kendine otomobilin o anda kaçıncı viteste olduğunu düşünüp, bir sonraki ya da bir önceki vitesin kaç numaralı vites olduğunu aklına getirmeye çalışmaz. Bütün bunları tam bir koordinasyon içinde farkında olmadan yapar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yolda yürümekte olan bir insanın, “şimdi sağ ayağımla bir adım atıyorum, ondan sonra da sol ayağımla atacağım.” Diye düşünmemesi gibi…</p>
<p style="text-align: justify;">Seslendirme sanatında da, düşündüğünüzde nasıl yaptığınıza kendinizin de şaşıracağı pek çok işi bir arada yapmanız gerekir. Yönetmenin “kayıt” konutundan ya da kaydın başladığını belirten kırmızı ışığın yanmasından sonra, elinizdeki metinden rolünüzü okumaya başlarsınız. Bunu yaparken, konuşuyormuş havası vermek zorundasınızdır. Aynı anda, karşınızdaki monitörden filmi izleyerek, tekstte belirtilmeyen bir nida, bir ağız olup olmadığını kontrol etmeniz gerekir. Kulaklığınızdan filmin orijinal sesini dinlerken, bir taraftan da, stüdyo içindeki sesleri, rol arkadaşınızın sözlerini takip edersiniz ve bunların hepsini aynı anda yaparsınız.”</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şahin AKSOY’un “Seslendirme Sanatı” adlı kitabından alınmıştır.</p><p>The post <a href="https://www.dublaj.com.tr/mikrofonla-ilgili-onemli-bilgiler">Mikrofonla İlgili Bilgiler</a> first appeared on <a href="https://www.dublaj.com.tr">Dublaj - Seslendirme Kursu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dublaj.com.tr/mikrofonla-ilgili-onemli-bilgiler/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
