Mikrofonla İlgili Bilgiler

Ahmet Şahin AKSOY, “Seslendirme Sanatı” adlı kitabında, seslendirme yaparken mikrofon kullanımıyla ilgili önemli bilgileri şöyle sıralamıştır:

“1- Kayıt sırasında boyunuza uygun mikrofondan konuşmaya çalışın.

2- Elinizdeki tekste bakarak kimlerle konuştuğunuzu saptayın ve onlarla aynı mikrofonda olmamaya çalışın.

3- Mümkünse, başrol konuşan sanatçının yanından konuşmayın.

Bunun iki nedeni vardır:

Birincisi, o mikrofonun ses seviyesi, o sanatçının volümüne göre ayarlanmıştır; size uymayabilir.

İkincisi, filmin lokomotifi durumundaki bir sanatçının, sadece saatlerce süren bir kayıtta en çok yorulan kişilerden biri olduğunu düşününce, onu rahatsız etmek istemeyeceğiniz için.

4- Bazı sanatçılar –özellikle tiyatro kökenli olanlar- mikrofon karşısında volümlü (yüksek sesle) konuşurlar. Sesinizin volümü uygun değilse ya da tarzınız farklıysa, sesinizin düşük kalmaması için, onların yanından konuşmamanız daha uygun olur.

5- Kulaklığı taktığınızda, iki kulağınızı birden kapatmayın. Bunun iki yararı vardır:

a) İki kulağınız kapalıyken, kulaklığın sesi çok açıksa, kelimelinin tam anlamıyla ağzınızdan çıkanı kulağınız duymaz. Yani o anda normal mi konuşuyorsunuz, bağırıyor musunuz, bilemezsiniz. Kuaförde saç kurutma makinesinin altına giren bayanların, normal konuştuklarını zannederek, yanındakilerle bile bağırarak konuşmasının nedeni budur.

b) Bir kulağınız açıkta olursa, birlikte konuştuğunuz sanatçı arkadaşlarınızın konuşmalarını da takip edebilirsiniz. Böylece hem rolün gerektirdiği duygu alışverişini sağlarsınız, hem de onun tekst üzerinde yaptığı anlık bir değişikliği değerlendirip, ona göre konuşursunuz.

Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım:

Diyelim ki elinizdeki yazılı metinde şöyle bir diyalog var:

ARTHUR: Klerıns’ın evlilik hazırlığı içinde olduğunu duydum.

MARIE: Vazgeçti.

ARTHUR: Neden?

MARIE: Adam ayyaşın biriymiş.

ARTHUR: Ayyaşın biri miymiş? Yazık… Buna üzüldüm.

Bu örnekte sizin Arthur’u, arkadaşınızın da Marie rolünü konuştuğunu varsayalım. Arkadaşınız, denetimden geçtiği halde “ayyaş” sözcüğünü ağır ya da sevimsiz bulduğu için, “sarhoş” sözcüğü ile değiştirmiş olabilir. “Ayyaş” sözcüğü denetime takılmış ve bu değişiklik size bildirilmemiş, bildirildiği halde düzeltmeyi unutmuş da olabilirsiniz. İki kulağınız da kapalıysa, bunu duyamaz ve anında düzeltme yapamazsınız.

O zaman konuşma şu şekli alır:

MARIE: Adam sarhoşun biriymiş.

ARTHUR: Ayyaşın biri miymiş? Yazık… Buna üzüldüm.

Bu aksaklığı fark eden yönetmen kaydı durdurmak zorunda kalır ve boşuna zaman kaybedilmiş olur.

6- Kulaklığın açık olan tarafının mikrofondan uzak olmasına dikkat edin.

Mikrofona sol tarafınızla yaklaştığınızda, kulaklık sağ kulağınızın arkasında olmalıdır. Kuşkusuz sağ tarafınızla yaklaştığınızda da bunun tersi geçerlidir. Böyle yapılmazsa, kulaklıktan gelen ses kayda girer ve kaydı bozar. Yani Türkçe’nin yanı sıra, konuştuğunuz oyuncunun orijinal sesi de, ses alma aygıtı tarafından kaydedilir. Bu, istenmeyen bir durumdur. Fark edilmesi halinde, ses teknisyeninin hatırlatmasıyla, yönetmen uyarır ve bu duruma neden olan unsurun düzeltilmesini ister.

Böyle bir durumda yönetmen, sanatçılarla iletişimini sağlayan düğmeye basar. Yönetmen parmağını basılı tuttuğu sürece, stüdyodaki sanatçılar filmin sesini değil, yalnızca yönetmenin söyleyeceklerini duyarlar.
Yönetmen: “Optik giriyor arkadaşlar,” der.

Optik, sözcük anlamı olarak “ışık bilgisi” demek olduğu halde, seslendirme sanatında “ses” i ifade eder. Bu ses, filmin orijinal sesidir.

Bu uyarıyı alan sanatçılar, kulaklıklarını kontrol ederler, kullanılmadığı halde açık unutulmuş bir kulaklık varsa kapatırlar. Bütün bu önlemlere karşın ses girişi önlenemezse, o zaman da, sesin genel seviyesi düşürülür ve kayda o şekilde devam edilir.

Otomobil kullanan bir insanın aynı anda yaptığı şeyleri düşününü: Sürücü, aracıyla yolsa giderken, gözleri yoldadır. İleride viraj var mı? Önünde giden aracın hızı nasıldır? Bir taraftan bunları kontrol ederken, diğer taraftan da yol kenarındaki işaret levhalarının, binaları, insanları görebilir. Arada bir gösterge panosuna bakarak, hızını, benzin durumunu, motor devrini izleyebilir. Bu arada yanında oturan yolcuyla konuşabilir ve radyo dinleyebilir. Yeri geldikçe de vites değiştirir. Bütün bu saydıklarımı aynı anda yapabilir.

Bunlar, deneyimle kazanılan otomatik hareketlerdir. Örneğin, yanındakiyle konuşurken vites değiştirmesi gerekince, “şimdi debriyaj pedalına basıp vitesi boşa alacağım, sonra da vitesi değiştirip, ayağımı debriyaj pedalından kaldırıp, gaza basacağım.” Diye düşünmez. Benzer şekilde, kendi kendine otomobilin o anda kaçıncı viteste olduğunu düşünüp, bir sonraki ya da bir önceki vitesin kaç numaralı vites olduğunu aklına getirmeye çalışmaz. Bütün bunları tam bir koordinasyon içinde farkında olmadan yapar.

Yolda yürümekte olan bir insanın, “şimdi sağ ayağımla bir adım atıyorum, ondan sonra da sol ayağımla atacağım.” Diye düşünmemesi gibi…

Seslendirme sanatında da, düşündüğünüzde nasıl yaptığınıza kendinizin de şaşıracağı pek çok işi bir arada yapmanız gerekir. Yönetmenin “kayıt” konutundan ya da kaydın başladığını belirten kırmızı ışığın yanmasından sonra, elinizdeki metinden rolünüzü okumaya başlarsınız. Bunu yaparken, konuşuyormuş havası vermek zorundasınızdır. Aynı anda, karşınızdaki monitörden filmi izleyerek, tekstte belirtilmeyen bir nida, bir ağız olup olmadığını kontrol etmeniz gerekir. Kulaklığınızdan filmin orijinal sesini dinlerken, bir taraftan da, stüdyo içindeki sesleri, rol arkadaşınızın sözlerini takip edersiniz ve bunların hepsini aynı anda yaparsınız.”

Ahmet Şahin AKSOY’un “Seslendirme Sanatı” adlı kitabından alınmıştır.

3 Yorum

  • Dilara İncekara diyor ki:

    Ahmet Şahin Aksoy ya da daha çok bilinen adıyla Ahmet Aksoy, bu seslendirme konusunun en büyük uzmanı… Balçiçek Pamir’in söz sende programına konuk olduğu zaman buna kesinlikle inandım. Çok şeker…

  • Hülya diyor ki:

    Aktardığınız bilgiler için teşekkür ederiz.

  • huseyin karadayi diyor ki:

    bu bilgileri unutmaycayim

Yorum yazabilirsiniz...

Not: Yorumunuz moderatör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.